<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Eczane Destek - Dizayn - Sağlık - Alternatif Tıp - Bitkisel İlaçlar</title>
	<atom:link href="http://www.eczanedestek.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.eczanedestek.com</link>
	<description>Eczane Tasarım - Dizayn - Bilişim ve Teknik Destek</description>
	<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 14:23:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Alkol, Madde ve Sigara Kullanımı !</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=174</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=174#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 14:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>BeRKaN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENEL SAĞLIK]]></category>

		<category><![CDATA[Arkadaşımın Uyuşturucu Kullanması Beni Etkiler mi]]></category>

		<category><![CDATA[Bağımlılık Nedir]]></category>

		<category><![CDATA[Bağımlılık Yapar mı]]></category>

		<category><![CDATA[Ecstasy Bağımlılık Yapar mı]]></category>

		<category><![CDATA[Esrar]]></category>

		<category><![CDATA[Herkes Uyuşturucu Kullanıyor ve Onlara Bir Şey Olmuyor]]></category>

		<category><![CDATA[İradesiz Kişiler mi Bağımlı Olur]]></category>

		<category><![CDATA[Ne Kadar Alkol İçmek Risklidir]]></category>

		<category><![CDATA[Uyuşturucu Sadece Kullanan Kişiye mi Zarar Verir]]></category>

		<category><![CDATA[Uyuşturucular Bazı Ülkelerde Serbest mi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[Alkol, Madde ve Sigara Kullanımı !

1. Bağımlılık Nedir?
Bağımlılık kişinin kullandığı madde üstünde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Bağımlılık bir kez geliştikten sonra, bir daha iyileşmez ve kişinin yaşamı boyunca onunla beraber gelir.
2. İradesiz Kişiler mi Bağımlı Olur?
Herkes bağımlı olabilir. Madde kullanımı kişinin biyolojik yapısında zamanla değişikliklere yol açar ve ara sıra da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>Alkol, Madde ve Sigara Kullanımı !</strong></em></span></p>
<p><img src="http://img.tebyan.net/big/1386/08/82315633217581118912276161248396712438.jpg" alt="esrar, alkol, sigara, madde" width="299" height="238" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>1. Bağımlılık Nedir?</strong></em></span></p>
<p>Bağımlılık kişinin kullandığı madde üstünde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır. Bağımlılık bir kez geliştikten sonra, bir daha iyileşmez ve kişinin yaşamı boyunca onunla beraber gelir.<span id="more-174"></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>2. İradesiz Kişiler mi Bağımlı Olur?</strong></em></span></p>
<p>Herkes bağımlı olabilir. Madde kullanımı kişinin biyolojik yapısında zamanla değişikliklere yol açar ve ara sıra da olsa kullanan kişinin bundan kaçınması mümkün değildir. Madde kullanımının irade ile bir ilişkisi yoktur. Zaten kişiler “Ben kontrol edebilirim” düşüncesiyle başlar, daha sonra bağımlı hale gelir. Onlar da “Benim iradem güçlüdür” gibi bir yanlış inançla yola çıkmışlardır. Kişi maddeyi kontrol altında tuttuğunu, hiç dozu aşmadığını iddia etse de aslında bedeninde farkında olmadığı bir süreç devam etmektedir. Bu yüzden bireysel özellikler ile madde kullanımı arasında bir sebep sonuç ilişkisi kurmak yanlıştır.</p>
<p><strong><em><span style="color: #ff0000;">3. Ne Kadar Alkol İçmek Risklidir?</span></em></strong></p>
<p>Kullanılan alkol miktarını değerlendirmek için &#8220;standart içki&#8221; tanımını kullanıyoruz. Yarım duble rakı, cin, viski ya da bir kadeh şarap ya da bir bardak bira bir standart içkiye eşittir (şekle bakınız). &#8221; Bir standart içki&#8221;  Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün tanımladığı miktar olan 10-15 gram alkol içeren miktardaki içkidir. Alkolün yan etkilerinin ortaya  çıkışı ve kandaki kabul edilebilir düzeyleri standart içki oranları baz alınarak hesaplanmaktadır. Yaşa, cinsiyete ve vücut ağırlığına göre haftalık ve günlük alkol tüketimi sınırları değişmektedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>4. Esrar, Bağımlılık Yapar mı?</strong></em></span></p>
<p>Esrar  hem bağımlılık yapıcı, hem de sigaraya oranla daha fazla kanser yapıcı madde içermektedir ve bireyin yaşam kalitesini düşürür.  Esrar, bedende yağ dokusunda biriktiğinden hafıza kaybına, öğrenme ve solunum bozukluklarına neden olabilmektedir.</p>
<p>Esrar ile ilgili bilinmeyen gerçekler:</p>
<p>*</p>
<p>Esrarı kendileri için bir sorun olmasına rağmen kullanmaya devam edenler  %97<br />
*</p>
<p>İş, okul ve diğer alanlarda kendileri için sorun yarattığını belirtenler  %85<br />
*</p>
<p>Önemli etkinliklerini esrar için bırakanlar  %66<br />
*</p>
<p>Bırakmak isteyen ancak bırakamayanlar  %35<br />
*</p>
<p>Çalışmaya alınan kişiler arasında bağımlılık oranı  %70</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><em>5. Ecstasy Bağımlılık Yapar mı?</em></strong></span></p>
<p>Ecstasy’de bağımlılık yapar. Kişi bir süre sonra bu madde olmadan yaşamdan keyif alamaz hale gelir. Ayrıca bilinmeyen bir nedenden dolayı ölüme de neden olmaktadır. Ülkemizde satılan ecstasy’lerin içinde farklı kimyasallar olduğu saptanmıştır</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><em>6. Uyuşturucular Bazı Ülkelerde Serbest mi? </em></strong></span></p>
<p>Sadece Hollanda’da esrar kullanımı serbest bırakılmıştır.  Ancak bunun nedeni esrarın zararsız olması değildir. Hollanda’da esrar kullanımı çok yaygın ve genellikle de diğer uyuşturucu maddelerle birlikte satılmaktaydı. Ülke politikası, bunun önüne geçmek ve kişilerin diğer uyuşturucu maddeleri kullanmalarını engellemek amacıyla böyle bir girişimde bulunmuştur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>7. Ara Sıra Kullanmak Zararlı mıdır? </strong></em></span></p>
<p>İnsanlar genelde ara sıra kullanarak başlarlar. İlerleyen dönemlerde  daha önceki yaşadıkları etkiyi elde etmek için her seferinde kullandıkları miktarı arttırmak durumunda kalırlar. Bu durum madde talebinin artması anlamına da gelir ki bu da bağımlılığa götüren yoldur.  Aralıklı da olsa uzun süre kullanım mutlaka bireyin ruhsal ve kimyasal yapısında değişikliklere yol açar.<br />
<span style="color: #ff0000;"><em><strong>8</strong></em><strong><em>. Herkes Uyuşturucu Kullanıyor ve Onlara Bir Şey Olmuyor!  (mu?) </em></strong></span></p>
<p>Gerçekte yetişkinlerin ve gençliğin büyük bir çoğunluğu madde kullanmamaktadır. Böyle bir söylemi dile getirmenin amacı genellikle kişinin kendisine yandaş arama çabasından kaynaklanmaktadır. Uyuşturucu kullanan bir kişinin, maddenin kendisine ve çevresine verdiği zararları görmesi zaman alabilir. Maddelerin verdiği zararlar arasında okul başarısında düşme, aile ilişkilerinde kopukluk,  arkadaş çevresinin daralması, bedensel ve ruhsal değişiklikler, zamanla üretkenliğin azalması sayılabilir.</p>
<p><strong><em><span style="color: #ff0000;">9. Arkadaşımın Uyuşturucu Kullanması Beni Etkiler mi? </span></em></strong></p>
<p>Eğer kişinin madde alan bir arkadaşı varsa bir süre sonra bundan etkilenmesi olasılığı büyüktür. “Nerden bileceksin yaşadıklarımı, sen hiç kullanmadın ki!” gibilerinden bilinçli ya da bilinçsiz sözlerle yardım etme isteği içindeki kişiyi kullanmaya itebilir. Bu durumu bir girdaba benzetebiliriz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>10. Uyuşturucu Sadece Kullanan Kişiye mi Zarar Verir? </strong></em></span></p>
<p>Uyuşturucu kullanımı tüm topluma zarar verir. Bulaşıcı bir şekilde yaygınlaşır. Kara para ve mafya uyuşturucudan beslenir. İnsanlar sömürülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong><em>DANIŞMA ve YARDIM MERKEZİ</em></strong></span></span></p>
<p><strong><em><span style="color: #ff0000;">AMATEM Danışma Hattı: (212) 660 0026 </span></em></strong></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 4829, bugün ise 12 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=174</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Burun estetiği patladı</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=167</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=167#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 17:45:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CİLT BAKIMI]]></category>

		<category><![CDATA[Burun estetiği patladı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın, genç kuşağın imajına büyük özen göstermesinin, estetik ameliyatların yaygınlaşmasının en büyük nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.
Prof. Dr. Apaydın, yazılı açıklamasında, son 1,5 aylık süre içinde İran, İngiltere, Brezilya, ABD, Almanya ve İtalya&#8217;da katıldığı bilimsel toplantılarda, burun estetik cerrahisi konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="border: 1px solid;" src="http://tbn2.google.com/images?q=tbn:pvDSQ5clekqY3M:http://www.healthtourism.com.tr/resimler/tedavi/nose1.jpg" alt="" width="125" height="89" />Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Apaydın, genç kuşağın imajına büyük özen göstermesinin, estetik ameliyatların yaygınlaşmasının en büyük nedenleri arasında bulunduğunu bildirdi.</p>
<p>Prof. Dr. Apaydın, yazılı açıklamasında, son 1,5 aylık süre içinde İran, İngiltere, Brezilya, ABD, Almanya ve İtalya&#8217;da katıldığı bilimsel toplantılarda, burun estetik cerrahisi konusunda konferanslar vererek, ortak ameliyatlara katıldığını belirtti.<span id="more-167"></span></p>
<p>Burun estetik ameliyatlarının son yıllarda Akdeniz ülkeleri, Orta Doğu ve Latin Amerika ülkelerinde çok popüler hale geldiğine dikkati çeken Prof. Dr. Fazıl Apaydın, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Buna karşın Kuzey Avrupa ülkelerinde burun estetiği ameliyatları, diğer ülkelere göre çok daha az yapılıyor. Bunun nedeni, bu toplumda burunla ilgili sorunların çok daha az olmasından kaynaklanıyor. Kuzey Avrupa ülkelerinin insanlarının burun yapıları daha estetik bir yapıya sahip. Son yıllarda burun estetiği ameliyatları giderek arttı. Kadınlarda özellikle 18-25 yaş grubunda burun estetiğine olan talep fazla. İmaj toplumunun ön plana çıkması ile birlikte özellikle genç kuşağın imajına büyük özen göstermesi, ameliyatları yapan cerrah sayısının artması, bu ameliyatların maliyet olarak daha kolay erişilebilir olması estetik ameliyatların yaygınlaşmasının en büyük nedeni.&#8221;</p>
<p>Burun estetiği ameliyatlarının ABD&#8217;de 4 ile 25 bin dolar, İngiltere&#8217;de 2 bin 500 ile 10 bin sterlin, Almanya&#8217;da ise 3 ile 10 bin Avro arasında yapıldığını vurgulayan Prof. Dr. Apaydın, Türkiye&#8217;de büyük kentlerle Anadolu şehirleri arasındaki ameliyat maliyetlerinin ise büyük farklılık gösterdiğini bildirdi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 1400, bugün ise 1 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=167</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bademcik Şişmesi</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=160</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=160#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 13:29:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENEL SAĞLIK]]></category>

		<category><![CDATA[ağrı]]></category>

		<category><![CDATA[ağrıması]]></category>

		<category><![CDATA[ağrımasıuü]]></category>

		<category><![CDATA[bademcik]]></category>

		<category><![CDATA[bademcik ağrıması]]></category>

		<category><![CDATA[bademcik şişmesi]]></category>

		<category><![CDATA[boğaz]]></category>

		<category><![CDATA[boğaz ağrıması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[Bademcik iltihabı bademcik iltihabı bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir. ateş Vücut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bademcik iltihabı bademcik iltihabı bademciklerin iltihaplanmasına tıp dilinde tonsilit denir. bademcikler şiş, kırmızı ve yeşilimtrak beyaz renkte cerahatlı görünümdedir. Yutkunma sırasında ağrı yapar. Hastada kırıklık, baş ağrısı ve vücut ağrıları vardır. Hastalık birdenbire üşütme ve ateş ile başlar. Gereği gibi tedavi edilmezse orta kulak iltihabı, böbrek iltihabı, romatizma ve kalp hastalıklarına neden olabilir. ateş Vücut sıcaklığının yükselmesine ateş denir. Vücut sıcaklığı bedenin her yerinde aynı değildir. Örneğin; termometre ağıza konulduğunda görülen ısı, koltuk altına konulduğunda gösterdiği ısıdan 0,5 derece daha düşüktür. Diğer taraftan, vücut ısısı gün boyunca da 0,5 derece oynar. Sabahın erken saatlerinde ısı düşük, akşam saatlerinde yüksektir. Vücut ısısı 36,2 – 37,5 arasında ise normaldir. Ateşle birlikte; üşütme, titreme, baş ağrısı, bunalma, huzursuzluk, vücut kırgınlığı, iştahsızlık, kabızlık, sayıklama, havale veya koyu renkli idrar çıkarmada görülebilir. Ateşin nedeni, genellikle soğuk algınlığı, grip, bademcik iltihabı, boğaz ağrısı, bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bağırsak iltihabı veya böbrek hastalıklarından biri olabilir. Bu nedenle tedaviden önce nedeni tespit etmek gerekir. kızıl Kendine has bir deri döküntüsü ve boğaz ağrısı ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Tıp dilinde scarlatina denir. Nedeni, bademciklere yerleşen bir çeşit mikroptur. Hastalık aniden ortaya çıkan baş ağrısı, titreme, boğaz yanması, bulantı, ve havale ile başlar. Ateş yükselir. Nabız hızlanır ve bademcikler de şişer. Bu belirtilerin ortaya çıkmasından çok kısa bir süre sonra, ağız çevresi hariç vücudun diğer yerlerinde kırmızı lekeler belirir. Dilin üstü de beyaz bir tabakayla kaplanır. Bu tabaka 3 gün sonra kalkar ve dil ağaç çileği görünümünü alır. Hastalık en fazla 6 hafta içinde geçer. Bulaşmayı önlemek amacıyla, hastanın odası ayrılır. Başkaları ile görüşmesi engellenir. Odası sık sık havalandırılır. Sulu ve sindirilmesi kolay yiyecekler verilir. İyi tedavi edilmezse böbrek iltihabına neden olabilir. kulak ağrısı Kulak ağrısı başka bir hastalığın belirtisidir. Kulak borusu zarı iltihabı, kulak nezlesi, ortakulak iltihabı, kulak yolundaki çıban, boyun bezeleri, yüz nevraljisi, bademcik iltihabı veya çene mafsalındaki hastalık, kulak ağrısına neden olabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir. kulak iltihabı Ortakulakta veya kulak arkası kemikte görülür. Vakit geçirilmeden doktora başvurmak gerekir. – Ortakulak İltihabı bademcik veya gırtlakta meydana gelen iltihaplar grip, kızamık, kuşpalazı, kızıl gibi hastalıklar ortakulağın iltihaplanmasına neden olabilir. Hastada, yüksek ateş ve kulak ağrısı görülür. Kulağa sıcak pansumanlar yapmak, ağrıları dindirir. – Kulak Arkasındaki Kemiğin İltihabı Nedeni, genellikle ortakulaktaki iltihabın, kulak arkasındaki kemiğe doğru yayılmış olmasıdır. Hastada ateş, kulak ağrısı, koyu kulak akıntısı, halsizlik görülür. İşitme azalır. Çaresi ameliyattır. nefes kokusu Tıp dilinde halitosis denilen nefes kokusunun nedenleri çeşitlidir. Genellikle aşağıdaki nedenlerden kaynaklanır: – Hazımsızlık, geğirme, kokulu yiyecekler, alkol ve bazı ilaçlar – Burun veya sinüz hastalıkarı – Çürük dişler, ağız yaraları veya bademcik iltihabı – Kusma veya uzun süreli perhizler Diğer taraftan şeker hastalığı, kansızlık ve ateşli hastalıklar sırasında da nefes kokusu hissedilir. Herşeyden önce, ağız temizliğine çok dikkat etmek gerekir. Çürük dişler tedavi ettirilmeli, yenilen ve içilen şeylerin kokusuz olmasına dikkat edilmelidir. Hergün temiz havada yürümek de faydalıdır. Kısa sürede geçmeyen nefes kokularında bir doktora başvurmak gerekir. öksürük Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır. – Kuru öksürük Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür. – Nöbet şeklinde gelen öksürükBu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür. – Balgamlı öksürük Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz’un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır şeker hastalığı Vücudun şeker yakmasında ortaya çıkan bozukluğun neden olduğu bir hastalıktır. Tıp dilinde diabet denir. Pankreas, kandaki şeker miktarını kontrol eden ve adına insülin denilen bir madde salgılar. Pankreas bu görevini yerine getirmezse, kandaki fazla şeker, karaciğere depo edilir. Aç karnına alınan 100 gram kanda 80 miligram şeker vardır. Bu miktar yemekten 1-2 saat sonra 140 miligrama kadar yükselir. Kandaki şeker miktarı hastalığın durumuna göre aşağıdaki gibi tespit edilir. Şeker durumu Açken Yemekten 1-2 saat sonra Normal kimselerde 80 mg. 140 mg. Orta derecede 130 mg. 190 mg. Ağır derecede 160 mg. 215 mg. 2 çeşit şeker hastalığı vardır. – Şekersiz Diabet : Hipofiz bezinin arka tarafından salgılanan antidiüretik hormonun yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes insipidus denir. – Şekerli Diabet ankreasın salgıladığı insülin yetmezliği sonucu ortaya çıkan bu çeşit şeker hastalığına, tıp dilinde diabetes mellitus denir. Şeker hastalığını doğuran nedenler dengesiz beslenme, şişmanlık veya sinir bozukluğudur. Bazı kimselerde de irsiyet önemli bir rol oynar. Hastalığın başlangıcında çok yemek ve su içmek ihtiyacı vardır. İdrar miktarı da artar. Kadınların idrar yapma yerlerinde kaşıntı vardır. Ayrıca devamlı yorgunluk hali görülür. İleri safhada devamlı baş ağrısı, el ve ayak titremeleri, iştahsızlık, aseton kokusuna benzer nefes kokusu, ter kokusu, adele krampları, hafıza zayıflığı, kısmi veya tam felç, iyileşmeyen yaralar ve uykuda sayıklama görülür. Şeker hastalığı tedavi edilmezse sonuç damar sertliği, kalp yetmezliği, göğüs anjini, görme zayıflığı, katarakt, karaciğer hastalıkları, siroz olabilir. İki çeşit şeker koması vardır. – Diabetik Koma aha ziyade şeker hastalarında görülür. Nedeni, insülin verme zamanını geçirmek, gerektiğinden az miktarda insülin vermek, bağırsak iltihabı, bademcik iltihabı, grip veya iyileşmeyen yaralardır. – Şeker Eksikliği Koması : Tıp dilinde hipoglisemi adı verilen bu çeşit koma, terleme, titreme, çırpınma huzursuzluk, şiddetli açlık, ve aşırı duygusallıkla başlar. Nedeni, fazla miktarda insülin vermek veya çok miktarda karbonhidratlı yiyeceklerle beslenmektir. Şeker hastaları haftada en az iki kere ılık banyo yapmalıdır ve sonra da vücutlarının her tarafını ılık bir havlu ile ovmalıdır. Kabız veya ishal olmamalıdırlar. Perhiz yapmalıdırlar. Erken yatıp erken kalkmalıdırlar. Ağız, boğaz ve diş sağlığına aşırı özen göstermelidirler. Masaj, beden hareketleri ve açık havada yürüyüşü ihmal etmemelidirler.</p>
<p><a href="http://www.hifzissiha.com/bademcik-sismesi/">Kaynak</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 747, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=160</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbi koruyor ve kötü kolesterolü düşürüyor</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=157</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=157#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 13:24:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENEL SAĞLIK]]></category>

		<category><![CDATA[albi koruyor ve kötü kolesterolü düşürüyor]]></category>

		<category><![CDATA[kalbi koruyor]]></category>

		<category><![CDATA[Kalbi koruyor ve kötü kolesterolü düşürüyor]]></category>

		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<category><![CDATA[kalp kolesterol]]></category>

		<category><![CDATA[koleserol]]></category>

		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>

		<category><![CDATA[kolestrol]]></category>

		<category><![CDATA[kötü kolestrol]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Kalbi koruyor ve kötü kolesterolü düşürüyor
Antep fıstığının kalbi koruduğu, kötü kolesterolü düşürdüğü ve diyabeti önlediği tespit edildi.
Gaziantep Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, Antep fıstığının kalbi koruduğu, kötü kolesterolü düşürdüğü ve diyabeti önlediği, kilo aldırmadığı ve kansere karşı koruyucu etkisi tespit edildi.
Doymamış yağ asitleri açısından zengin olan ve kolesterol içermeyen Antep fıstığı kalp sağlığını koruyor. Antep fıstığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kalbi koruyor ve kötü kolesterolü düşürüyor<br />
Antep fıstığının kalbi koruduğu, kötü kolesterolü düşürdüğü ve diyabeti önlediği tespit edildi.</p>
<p>Gaziantep Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, Antep fıstığının kalbi koruduğu, kötü kolesterolü düşürdüğü ve diyabeti önlediği, kilo aldırmadığı ve kansere karşı koruyucu etkisi tespit edildi.</p>
<p>Doymamış yağ asitleri açısından zengin olan ve kolesterol içermeyen Antep fıstığı kalp sağlığını koruyor. Antep fıstığı damar yapısını düzenliyor ve damarda yüzde 33 oranında genişleme sağlıyor. Her gün 100 gram kavrulmuş Antep fıstığı yenilmesi durumunda kötü kolesterol LDL’nin yüzde 12 oranında düştüğü, kan glukozunun yüzde 10 oranında düştüğü ve diyabete karşı koruyucu olabileceği tespit edildi.<br />
Zengin demir, B vitaminleri ve kalsiyum içeriği sayesinde Antep fıstığı kansızlığı önlüyor. Kilo alımına neden olmadığı belirtilen Antep fıstığı, yüksek antioksidan içeriği nedeniyle bazı kanser türlerine iyi geliyor. Prof. Dr. Cahit Bağcı önderliğinde yapılan bu araştırmanın, dünyada birçok tıp dergisinde yayımlandığını bildirdi.</p>
<p><a href="http://www.hifzissiha.com/kalbi-koruyor-ve-kotu-kolesterolu-dusuruyor/">Kaynak</a></p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 201, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=157</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Taşı Nasıl Düşer</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=154</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=154#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 12:49:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GENEL SAĞLIK]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek]]></category>

		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<category><![CDATA[Böbrek Taşı Nasıl]]></category>

		<category><![CDATA[Böbrek Taşı Nasıl Düşer]]></category>

		<category><![CDATA[börek taşi nasil düşer]]></category>

		<category><![CDATA[taş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek Taşı Nasıl Düşer
Böbrek Taşı Düşürmenin Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:Mısır püskülü, Çoban kesesi, Sedef otu, Bayır turpu, Hatmi, Hazenbel, Pekmez
Hazırlanış Şekli:* Mısır püskülü suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen sıvı tedavi süresince ve aç karnına günde iki bardak içilir.
* Çoban kesesi bitkisi ve sarı sedef otunun demlemesi yapılır. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrek Taşı Nasıl Düşer<br />
Böbrek Taşı Düşürmenin Bitkisel Tedavisinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler:Mısır püskülü, Çoban kesesi, Sedef otu, Bayır turpu, Hatmi, Hazenbel, Pekmez<br />
Hazırlanış Şekli:* Mısır püskülü suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen sıvı tedavi süresince ve aç karnına günde iki bardak içilir.<br />
* Çoban kesesi bitkisi ve sarı sedef otunun demlemesi yapılır. Süzüldükten sonra elde edilen sıvı tatlandırılma dan ısıtılarak bir fincan içilir.<br />
* Bayır turpu dilimlenerek suda pişirilir, süzülerek elde edilen sıvı tatlandırılmadan ve tedavi süresince aç karnına bir bardak içilir.<br />
* Hazenbel bitkisinin kökü suda haşlanarak süzülür. Elde edilen sıvı şerbet kıvamına gelinceye kadar pekmez ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan şerbetten günde iki bardak içilir.</p>
<p>Kaynak: hifzissiha.com</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 234, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=154</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tuzun Yararları</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=151</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=151#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 12:39:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI BESLENME]]></category>

		<category><![CDATA[eczane]]></category>

		<category><![CDATA[ilaç]]></category>

		<category><![CDATA[Tuz]]></category>

		<category><![CDATA[tuz resimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Tuzun Yararları]]></category>

		<category><![CDATA[yarar]]></category>

		<category><![CDATA[zarar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Tuzun Yararları
Cilt Denge Uzmanı Zeliha Köksal, tuzun cilt sağlığındaki önemine değinerek, “Tuz, ayak ve diş bakımının yanı sıra, yorgunluğu almada ve cildi güzelleştirmede çok önemlidir” dedi.
Köksal, tuz ve su olmadan hayati önem taşıyan hiçbir hücrenin görevlerini yerine getiremeyeceğini söyledi. Yüzyıllar öncesinden tuz ile yapılan ticarette altın ile tuzun aynı terazide ölçüldüğünü hatırlatan Köksal, “Tuz sadece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tuzun Yararları</p>
<p>Cilt Denge Uzmanı Zeliha Köksal, tuzun cilt sağlığındaki önemine değinerek, “Tuz, ayak ve diş bakımının yanı sıra, yorgunluğu almada ve cildi güzelleştirmede çok önemlidir” dedi.</p>
<p>Köksal, tuz ve su olmadan hayati önem taşıyan hiçbir hücrenin görevlerini yerine getiremeyeceğini söyledi. Yüzyıllar öncesinden tuz ile yapılan ticarette altın ile tuzun aynı terazide ölçüldüğünü hatırlatan Köksal, “Tuz sadece hayatımıza lezzet katmıyor, bir de sıhhat, huzur ve mutluluk veriyor. Tuz hücrelerimizde biyokimyasal reaksiyonlardan geçiyor, vücut fonksiyonların da görev alıyor. Böbreklerimiz burada dengeyi sağlıyor, vücudumuzdan tuz kaybını engelliyor ve fazlalık olan tuz oranında vücuttan dışarı atıyor. Cildimiz için tuz çok önemli bir rol üstleniyor. Asitler, tuzlar ve sebum salgısı, sürekli cilt üzerinden cildin dışına atılıyor. Tuzlar, mikroplara ve enfeksiyonlara karşı korur” dedi.</p>
<p>Cilt, ayak, ve diş beyazlatıcılığı görevlerini de üstlenen tuz ile ilgili tarifler veren Köksal, “Cilt bakımı, yarım çay kaşığı ince öğütülmüş tuz, 1 tatlı kaşığı zeytin yağı karıştırılır, temizlenmiş yüze ve dekolteye dairesel hareketler ile 2 dakika masaj yapılır. Etkisi ise, ölü derilerden arındıracak, onarım gücünü arttıracak, kan dolaşımını hızlandıracak ve cildi yumuşak hale getirecek. Ayak bakımı, ayak terlemesine karşı bir avuç tuzu sıcak suda erit ve ayaklarını suda beklet. Tuz yorgunluğu alır, yorgunluğa 4-5 avuç tuz küvete at ve 10 dakika dinlen. Etkisi, kan dolaşımına, onarımına ve ekzama gibi hastalıklara iyi gelir. Cildimize tuzlu buhar banyosu, iki yemek kaşığı tuzu kaynar suda eritip yüzünü havlu ile kapat ve 10 dakika yüzünü buhara tut. Cildiniz adeta nefes alıyor gibi hissedeceksiniz” ifadelerini kullandı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 206, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=151</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Zaman Kaybetmeyin Hemen Aldırın</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=147</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=147#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 12:15:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HAMİLELİK]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk aldırma]]></category>

		<category><![CDATA[kürtaj]]></category>

		<category><![CDATA[kürtaş]]></category>

		<category><![CDATA[sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman Kaybetmeyin Hemen A]]></category>

		<category><![CDATA[Zaman Kaybetmeyin Hemen Aldırın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Zaman Kaybetmeyin Hemen Aldırın
Dikkat! Çocuğunuzda bu sorun varsa…
Halk arasında ‘Bademcikler vücudun bekçisidir’ anlayışı çoğu zaman insan sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açıyor.
Hastalık ve horlama durumlarında bademciklerin alınmasının daha faydalı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çocuklarda bademciklerin iri olmasının, horlama ve anjin gibi problemlere yol açabildiğine dikkat çekti. Özel Bursa Bahar Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zaman Kaybetmeyin Hemen Aldırın<br />
Dikkat! Çocuğunuzda bu sorun varsa…<br />
Halk arasında ‘Bademcikler vücudun bekçisidir’ anlayışı çoğu zaman insan sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açıyor.</p>
<p>Hastalık ve horlama durumlarında bademciklerin alınmasının daha faydalı olduğuna dikkat çeken uzmanlar, çocuklarda bademciklerin iri olmasının, horlama ve anjin gibi problemlere yol açabildiğine dikkat çekti. Özel Bursa Bahar Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adem Cenkçi, bu durumda ameliyatla bademciklerin alınması gerektiğini söyledi. “Ameliyat sözcüğü insanı ürkütüyor. Ameliyat olması gereken eğer bir çocuksa, durum anne ve baba açısından daha da endişe verici olabiliyor.” diyen Dr. Cenkçi, ancak tıp ve teknolojide yaşanan gelişmenin ve günümüz imkanlarının artık bu korkuyu yersiz hale getirdiğini vurguladı.<br />
Op. Dr. Adem Cenkçi, bademciklerin vücuda olumsuz etkileri olduğunu kaydetti. Özellikle çocuklarda uykuda nefes zorluklarının tüm dünyaca kabul edilmiş tedavisinin bademciklerin ve geniz etinin alınması olduğunu anlatan Cenkçi, bademcikler ve geniz eti (büyük olmasa da), yüksek ateşle seyreden sık iltihaplanma durumlarında çocukları kalp ve eklem romatizması riski altında bıraktığını vurguladı. Bademciklerin irileşmeleri halinde boğazın çapını daraltarak horlamaya ve daha ileri daralma halinde uykuda nefes tıkanmalarına neden olduğunu belirten Cenkçi, muhtemel sorunları şöyle özetledi:</p>
<p>“Bu durum hem çocuklar hem de yetişkinler için geçerli. Ancak sorun çocuklar için çok daha olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Çocuklarda horlama, huzursuz uyku, gece terlemeleri gibi belirtilerle ortaya çıkan bu durum, büyüme ve gelişmede geri kalmaya, saldırganlık, huysuzluk gibi kişilik değişikliklerine, öğrenme güçlüklerine sebebiyet veriyor. Bu istenmeyen durumlar tıkanan nefes yolundan havanın geçememesi ve akciğerden kana karışan oksijenin azalması ile dokulara ve beyne kısa bir süre için oksijenin ulaşamaması nedeniyle olmaktadır. Bu sebeple ameliyat gerekmektedir. Bu ameliyatın başarısı çok yüksek düzeydedir. Çocuklarda hemen bir rahatlama, kişiliklerinde, gelişme ve büyümelerinde olumlu değişiklikler hemen görülebilmektedir</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 194, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=147</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sevmeden yapılır mı</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=141</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=141#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:57:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HAMİLELİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Baba olmaya hazırlanan Okan Bayülgen, aslında ne kendisinin ne de eşi şirin Ediger’in çocuk sevdiğini söyleyince tepki çekti. 
Bayülgen’in “Karım da ben de çocuk sevmiyoruz. Çocuk sevince mi çocuk yapılır?” sözü ünlüler dünyasında da yankı uyandırdı. 
Bilinçli konuşmuyor 
Okan Bayülgen’in sözüne tepki gösterenlerden biri de Gülben Ergen oldu. ıkiz bebeklerine hamile olan sanatçı, “Yavrularını kucaklarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baba olmaya hazırlanan Okan Bayülgen, aslında ne kendisinin ne de eşi şirin Ediger’in çocuk sevdiğini söyleyince tepki çekti. </p>
<p>Bayülgen’in “Karım da ben de çocuk sevmiyoruz. Çocuk sevince mi çocuk yapılır?” sözü ünlüler dünyasında da yankı uyandırdı. </p>
<p>Bilinçli konuşmuyor </p>
<p>Okan Bayülgen’in sözüne tepki gösterenlerden biri de Gülben Ergen oldu. ıkiz bebeklerine hamile olan sanatçı, “Yavrularını kucaklarına alsınlar, onun kokusunu bir duysunlar, dünyanın en büyük sevgisi neymiş görecekler. Evlat sevgisinden daha büyük bir sevgi yok. şu an bunu hissetmedikleri için bilinçli değiller. Okan şimdi böyle konuşuyor ama uykusuz geceler başlasın, çocuk rahatsızlansın, uyumasın, ne demek istediğimi anlar” dedi. </p>
<p>Bu resmen saçmalık </p>
<p>Ali Poyrazoğlu, ünlü şovmenin görüşüne “Çocuğu sevmezsen niye çocuk sahibi olasın ki? Saçmalık” diye karşı çıkarken, hamilelikleri hep gözyaşıyla son bulan Seren Serengil ise şunları söyledi: “Çocuk sevmeden çocuk sahibi olmak mı? Böyle bir şeyi asla kabul etmiyorum. Evlat sevilmez mi? Sevmiyorsan çocuğu, yapmayacaksın. Ama Okan şimdi böyle konuşuyor, eşi doğursun da ben ondan sonra görürüm onu&#8230; Çocuğunu kucağına alıp kokladığı zaman ne kadar boş konuştuğunu anlayacaktır.” </p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 197, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=141</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uzm.dr. Kazancı: Talasemi Tedavi Edilmezse Vücutta Gelişme Geriliği Yapıyor</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=138</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=138#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:55:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HAMİLELİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Beah) Çocuk Hematolojisi Uzmanı Uz. Dr. Elif Güler Kazancı, Talasemi Hastalığının Tedavi Edilmediği Takdirde Vücutta Gelişme Geriliği, Karaciğer ve Dalak Büyümesine Bağlı Karın Şişliğine Neden Olduğunun Altını Çizdi..
Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BEAH) Çocuk Hematolojisi Uzmanı Uz. Dr. Elif Güler Kazancı, talasemi hastalığının tedavi edilmediği takdirde vücutta gelişme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Beah) Çocuk Hematolojisi Uzmanı Uz. Dr. Elif Güler Kazancı, Talasemi Hastalığının Tedavi Edilmediği Takdirde Vücutta Gelişme Geriliği, Karaciğer ve Dalak Büyümesine Bağlı Karın Şişliğine Neden Olduğunun Altını Çizdi..</p>
<p>Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BEAH) Çocuk Hematolojisi Uzmanı Uz. Dr. Elif Güler Kazancı, talasemi hastalığının tedavi edilmediği takdirde vücutta gelişme geriliği, karaciğer ve dalak büyümesine bağlı karın şişliğine neden olduğunun altını çizdi..<br />
Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde düzenlenen panelde halk arasında Akdeniz Anemisi olarak bilinen ve kalıtsal bir kan hastalığı olan Talasemi hastalığı hakkında bilgi verildi.</p>
<p>100 kilo olan N.Ö. iki ayda Hobabax ile 20 kilo verdi. Tıklayın!<br />
Talasemi panelinin açılış konuşmasını yapan BEAH Başhekimi Doç Dr. Fazlı Erdoğan, önlenmesi mümkün olan Talasemi hastalığına karşı alınması gereken önlemler hakkında hastalar ile taşıyıcıları bilgilendirmek için böyle bir program düzenlediklerini söyledi.</p>
<p>Talasemi hastalığının klinik bulguları, tedavi yöntemleri ve yenilikleri hakkında bilgi veren BEAH Çocuk Hematolojisi Uzmanı Uz. Dr. Elif Güler Kazancı, kalıtsal olarak geçen bir kan hastalığı olan talasemide, anne ve babanın taşıyıcı olması halinde çocukların hasta olma riskinin yüzde 25, taşıyıcı olma riskinin ise yüzde 50 olduğunu söyledi.</p>
<p>Uzm. Dr. Kazancı, &#8220;Hastalığın tedavisinde birey, yaşam boyu 3- 4 haftada bir kan almak zorunda kalıyor. Sürekli kan alan hastaların vücudunda demir birikmesi oluşuyor. Bu birikme de başta kalp ve karaciğer olmak üzere birçok organda tahribata neden oluyor. Bu hastalığın önlenebilmesi için iki test yapılması gerekiyor. Birincisi evlenmeden önce yapılan kan testi. Bu testle, taşıyıcı çiftler saptanarak ileride hasta çocuk sahibi olmalarını engellemek amaçlanıyor. İkinci test ise hamilelik sırasında, 8- 22. haftalar arsında yapılıyor. DNA incelemeleri ile bebeğin hasta olup olmadığı anlaşılıyor. Eğer bebek hasta ise anne-baba onayı ile gebelik düşükle sonlandırılıyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Panele konuşmacı olarak katılan Uz. Dr. Ebru Özdemir &#8216;Hastalıkta Prenetal Tanı ve Genetik Danışma&#8217;, Uz. Dr. Dilek Aslanca &#8216;Sağlık Bakanlığı Tarama Yöntemleri ve Programları&#8217;, Uz. Dr. Cenap Zeybek ise &#8216;Talasemi ve Kardiyak Komplikasyonlar&#8217; konu başlıkları altında bilgi verdi.</p>
<p>Panelistler, yaklaşık 2 saat süren panelin ardından talasemi hasta ve taşıyıcılarının sorularını da yanıtladı.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 81, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=138</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Malatyalı İşadamlarından Anne, Bebek ve Çocuk Marketi</title>
		<link>http://www.eczanedestek.com/?p=136</link>
		<comments>http://www.eczanedestek.com/?p=136#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:52:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Onur</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[HAMİLELİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eczanedestek.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Malatyalı Üç İşadamı Krize İnat Kendi Alanında Türkiye&#8217;de Eşi Benzeri Olmayan Anne, Bebek ve Çocuk Marketi Hizmete Açtı.
Malatyalı üç işadamı krize inat kendi alanında Türkiye&#8217;de eşi benzeri olmayan anne, bebek ve çocuk marketi hizmete açtı.
Açılış kurdelesini AK Parti milletvekili Öznur Çalık, Vali Halil İbrahim Daşöz ve Belediye Başkanı Ahmet Çakır kesti. Krizi avantaja çevirdiklerini söyleyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malatyalı Üç İşadamı Krize İnat Kendi Alanında Türkiye&#8217;de Eşi Benzeri Olmayan Anne, Bebek ve Çocuk Marketi Hizmete Açtı.</p>
<p>Malatyalı üç işadamı krize inat kendi alanında Türkiye&#8217;de eşi benzeri olmayan anne, bebek ve çocuk marketi hizmete açtı.<br />
Açılış kurdelesini AK Parti milletvekili Öznur Çalık, Vali Halil İbrahim Daşöz ve Belediye Başkanı Ahmet Çakır kesti. Krizi avantaja çevirdiklerini söyleyen Cici Land Anne, Bebek ve Çocuk Marketi ortaklarından Gazi Yıldırım, krizin etkilerinin fazla olduğuna inanmadığını kaydetti.</p>
<p>100 kilo olan N.Ö. iki ayda Hobabax ile 20 kilo verdi. Tıklayın!<br />
İlk olarak Malatya&#8217;da market açtıklarını belirten Yıldırım, ileriki günlerde Türkiye&#8217;nin değişik yerlerinde şube açacaklarını ifade etti. Yıldırım, &#8220;Bin 900 metrekare olan marketimizde bir annenin hamilelik döneminden çocuğunu büyütene kadar o süreçte lazım olan her şey marketimizde mevcuttur. Marketimizde 25 kişi çalışıyor.&#8221; dedi.</p>

<p class="sayac_bilgi">Bu yazı toplamda 83, bugün ise 0 kez görüntülenmiş</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eczanedestek.com/?feed=rss2&amp;p=136</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
